Nöroloji

Halk arasında "sara" olarak tanınan epilepsi, genellikle tekrarlayan nöbetlerle kendini gösteren bir beyin hastalığıdır. Toplumda bin kişiden yedisinde epilepsi görülmektedir. Bu hesapla, ülkemizde yaklaşık 500.000 epilepsi hastası olduğu tahmin edilmektedir. Epilepsi hastalarının önemli bir kısmı, çocuklar ve gençlerden oluşmaktadır.

Epilepsinin belirtisi olan nöbet, beyin işlevlerinde kısa süreli ve gelip geçici bir aksama sonucunda ortaya çıkmaktadır. Bazı hastalar, belli belirsiz el ve ağız hareketleri görülen hafif nöbetler geçirirken; bazılarında bayılma, düşme ve kasılma görülen büyük nöbetler görülmektedir. Hafif nöbetler gibi büyük nöbetler de, kısa bir süre içinde kendiliğinden duracağı için, genellikle kendi başına tehlikeli bir olay değildir. Yine de, özellikle büyük nöbet geçiren birini gören kişiler hastaya kötü bir şey olacağından korkarak müdahale etmeye çalışırlar. Büyük nöbet geçiren hasta, nöbet sırasında nefes almadığı için morarır, fakat genellikle bir dakikadan kısa bir sürede nöbet kendiliğinden durunca, tekrar nefes almaya başlar ve düzelir. Bu yüzden, nöbet sırasında hastanın ağzını açmaya çalışmak ve bu amaçla ağzına bir cisim sokmak gerekmez. Hatta bu, hastaya faydadan çok zarar verebilir. Sıkça dile getirilen "dili boğazına kaçar" korkusu ise tıbbi dayanağı olmayan bir endişedir. Dolayısıyla, nöbet geçiren bir hastaya, mümkünse düşmesini ve yaralanmasını önlemek dışında bir müdahale gerekmemektedir.

EPİLEPSİNİN SEYRİ VE TEDAVİSİ

Epilepsi, sanılanın aksine genellikle kötü seyirli bir hastalık değildir. Epilepsi hastalarının önemli bir kısmı, ömrü boyunca yalnız birkaç defa nöbet geçirmektedir. İlk nöbetini çocukluk çağında geçiren hastaların önemli bir kısmı da, ergenlik çağından sonra bir daha nöbet geçirmeyebilir. Hatta birkaç yıl nöbet geçirmeyen bu hastaların ilaç tedavisinin kesilmesine bile karar verilebilir. Epilepsi hastalarının bir kısmı ise, yine az sayıda nöbet geçirse bile, tekrar nöbet geçirmemek için yıllarca, hatta ömür boyu ilaç kullanmak zorunda kalabilir. Buna karşılık, epilepsi hastalarının bir kısmı da, ilaç tedavisine rağmen nöbet geçirmeye devam etmektedir. Doğuştan gelen beyin gelişim bozuklukları veya sonradan çıkan beyin tümörler gibi bazı hastalıklar bulunabilen bu hastalarda, ilaç dışındaki tedavi seçenekleri de gündeme alınabilir. İlaca dirençli epilepsi teşhisiyle yıllarca ilaç kullanan hastaların bir kısmında, epilepsi teşhisinin yanlış olduğu saptanmıştır. Bu kişiler, genellikle epilepsi nöbetine benzeyen belirtilerle hekime başvuran psikiyatri hastalarıdır. İlaç tedavisine rağmen nöbet geçirmeye devam eden hastalarda, yanlış teşhis olasılığı da mutlaka göz önünde bulundurulmalıdır.

Gaziosmanpaşa

Sağlık Köşesi

Cildimize günaydın demenin mevsimi geldi...

Kış aylarında soğuk havanın kuruttuğu, nemsiz...

devamı

Tuz: Dost mu, düşman mı?...

Tuz, hayatın oluşumunda ve devamlılığında...

devamı

Geniz Eti Büyümesine Dikkat!...

Medical Park Gaziosmanpaşa Hastanesi Kulak...

devamı

Tütünden kurtulmanın sırrı ya bırakamazsam...

Tüm dünyada dolaylı ve direkt olarak pek...

devamı

Ses kısıklığı hastalık habercisi olabilir...

Soğuk hava, sigara, üst solunum yolu enfeksiyonları,...

devamı

INTERNATIONAL PATIENT CENTER

:
*
:
*
:
*
:
*
:
*
:
*
:
Mr Ms
*
:
*
:
*
:
*
:
*
: Güvenlik Kodu
 
 
*

Send

Message Sent Successfully.

Error Occurred, Please, try again later.