KOAH’ta umut ışığı

Göğüs Hastalıkları
153

Son 25 yılını akciğer kanseri üzerine çalışmalar yaparak geçiren Medical Park Göztepe Hastane Kompleksi Göğüs Hastalıkları Klinik Şefi  Prof. Dr. Yalçın Karakoca, kendi geliştirdiği “bronş içi kazıma yöntemi” ile ölüm sıralamasında üçüncü sıraya kadar yükselen KOAH’ın tedavisinde yeni bir umut ışığı oldu. 

Uzun yıllardır sigara kullanan KOAH hastaları için yeni bir umut ışığı doğdu. Medical Park Göztepe Hastane Kompleksi Göğüs Hastalıkları Klinik Şefi Prof. Dr. Yalçın Karakoca 25 yıldır yaptığı çalışmalar sonucunda, “dönüşümsüz ve ilerleyici” olarak bilinen bronş tıkanıklığının durdurulabilir ve geri döndürülebilir olduğunu ortaya çıkardı. Prof. Dr. Karakoca, kendi icat ettiği ve patentini aldığı “Resector Baloon” adlı cihaz ile kronik bronşit hastalarının tıkalı bronşlarını dışı örgü kılıfla kaplı bir balonla kazıyor. 

Bronş açma yöntemi tüm KOAH hastalarına uygulanabilmekle birlikte, ağırlıklı olarak “ağır ve çok ağır KOAH hasta grubu” için tavsiye ediliyor. Yapılan işlemle bronşun çapında belirgin genişleme sağlanırken bronş duvarını yüzde 95 oranında kaplayan goblet hücreleri azaltılarak yüzde 30’lar seviyesine kadar indiriliyor ve hastanın balgam üretmesi önleniyor. Balon yönteminde sigara nedeniyle kalınlaşıp tıkanan bronşlar, bir baca gibi temizleniyor. Yaklaşık 2 saat süren tedaviden sonra ise hastanın şikayetleri ciddi oranda azalıyor. Bu yöntemin bir başka faydası ise tedavi uygulanan bronşlarda kanser gelişimi riskinin de azalması. Yapılan işlem sonunda hastadaki akciğer kanseri gelişebilecek hücre grupları önceden tespit ediliyor ve erkenden önlem alınarak bu hücrelerde kanserin gelişiminin önlenmesi sağlanabiliyor.

KOAH hastalarına yeni umut ışığı 
Prof. Dr. Yalçın Karakoca’nın yıllardır üzerinde çalışarak ulaştığı sonuç, klasik bilgi halindeki geri dönüşümsüz ve ilerleyici olarak bilinen bronş tıkanıklığının aslında “önlenebilir ve durdurulabilir” bir hastalık olduğu. Prof. Dr. Karakoca 2006 yılında patentini alarak hastalarına uygulamaya başladığı bu yöntemle tedavide çok yüksek oranda başarı sağladı. Bu konuda çalışmaları devam eden Prof. Dr. Karakoca, 2015 yılında dünyanın tek bronkoloji dergisinde yayınlanan makalesinde, kendi icat ettiği “Resector Balloon”la kronik bronşite bağlı gelişen bronş tıkanıklığının tedavi edilebildiğini tüm dünyaya duyurdu. Ses getiren bu buluş, ABD’de JFK, MD Anderson, John Hopkins, Duke Üniversitesi gibi büyük hastanelerin kanser merkezlerinde ve Avrupa’nın birçok yerinde kullanılmaya başlandı. Prof. Dr. Karakoca, 2007 yılında Japonya’da düzenlenen Dünya Bronkoloji Kongresi'nde ödüle layık görüldü. 

Prof. Dr. Karakoca, 6 yıl önce kazıma yöntemiyle bronş açma işlemini yaptığı sırada bronşlarda oluşan köpürmeyi fark etti. Bu bölgelerden aldığı biyopsiler sayesinde köpürmenin kanserle ilgili olmadığını, balgam üreten, kronik bronşitte çoğalan, bronşu tıkayarak nefes darlığına sebep olan “goblet” hücrelerinden kaynaklandığını tespit etti. 

Kazıma ve bronş açma yöntemini o ana kadar sadece akciğer kanseri hastalarında kullanan Prof. Dr. Karakoca, KOAH hastalarında da aynı yöntemi kullanmaya başladı. Bronşun iç tabakasını döşeyen goblet hücre tabakası, Prof. Dr. Karakoca’nın uyguladığı girişimsel tedavi ile yüzde 95’lerden normal düzeyi olan yüzde 30’lara indi, buna karşılık solunum fonksiyonlarında yüzde 50’den fazla artış tespit edildi. Hastalarda başarı oranı yüzde 95’lerin üzerinde. Sadece amfizem ağırlığı bulunan ve uzun süreli genel anesteziyi iyi tolere edemeyen az sayıda hastada istenildiği ölçüde sonuç alınamadı. 

Tedavi sonunda solunum kapasitesindeki artışın, kronik bronşit yoğunluğu ile doğru orantılıyken amfizem ile ters orantılı olduğu tespit edildi. Bir başka deyişle yoğun balgamı bulunan hastalar bu tedaviden balgam çıkartmayanlara kıyasla daha fazla fayda görüyor. Prof. Dr. Karakoca'ya göre bu yöntemin en heyecan verici kısmıysa yoğun sigara tüketimi nedeniyle akciğer kanseri riski yüksek olan kronik bronşitli hastaların solunum yolları tedavi edilirken eş zamanlı olarak akciğer kanseri geliştirecek olan prekanseröz (kanser öncesi) hücrelerinin de temizlenecek olması. 

Bronş içi kazıma yöntemi ile goblet hücreleri azaltılıyor 
Bronş içi kazıma yönteminde solunum yollarında goblet hücreleri ile tıkalı bronşlarda saniyede 5-10 kez şişirilip indirilen dışı örgü kılıf ile kaplı bir balonun yaptığı kazıma işlemiyle, içleri sıvıyla -yani balgam olarak atılacak sıvıyla- dolu goblet hücrelerinin parçalanarak bronkoskopun kanalından 
dışarı  aspire edilmesi esasıyla çalışan bir yöntem uygulanır. Bu yöntem ağırlıklı olarak “ağır ve çok ağır” seviyesinde KOAH hasta grubuna uygulanır. Bronşun çapında belirgin genişleme sağlanırken bronş duvarını yüzde 95 oranında kaplayan goblet hücreleri azaltılarak yüzde 30’lar seviyesine kadar indirilir ve hastanın balgam üretmesi önlenmiş olur. Bronşların açılmasıyla da nefes darlığı tedavi edilir. 

Tıkalı yüzlerce bronşa aynı işlem uygulanır. İlk seans tedavi genellikle 1-2 saat kadar sürer ve çok ağır KOAH’tan ağır KOAH seviyesine çıkılır, ağır KOAH’lıya uygulanan tedaviyle de orta KOAH seviyesine çıkılır. Orta KOAH’lı hastaya yapılan tedaviyle de hafif KOAH’lı seviyesine çıkılır. Çok ağır KOAH'lı hastaya iki seans uygulanan tedaviyle orta KOAH’lı seviyesine çıkması sağlanabilir. Burada sözü edilen KOAH hasta grubu, baştan belirtildiği üzere kronik bronşitli hastalardır. Amfizemli hasta grubunda goblet hücre artımı olmadığından dolayı bronşlarda daralma da söz konusu değildir.