Dermatoloji Kliniği

  • PRP (PLATELET RICH PLASMA)

    PRP NEDİR

    PRP; Platelet (trombosit) yönünden zenginleştirilmiş plazma uygulaması denilen yöntemin kısaltılmış adıdır. PRP vücuda enjekte edildiği bölgelerde kök hücreleri uyarıp aktif hale geçirerek dokuların yenilenmesini sağlayan bir yöntemdir.


    PRP'DE AMAÇ NEDİR

    Dokuda bir hasar olduğunda trombositlerle hasar onarımı gerçekleşmektedir. PRP enjeksiyonu ile hasarlı alana normalde damar yoluyla ulaşabileceğinden çok daha fazla sayıda trombosit ve büyüme faktörlerinin ulaştırmasını sağlamak amaçlanmaktadır.


    PRP NASIL UYGULANIR

    Uygulama yapılacak kişiden alınan bir miktar kan santrifüj yapıldıktan sonra bileşenlerine ayrıştırılır. Elde edilen "platelet yönünden zenginleştirilmiş plazma"nın (PRP), yine aynı kişide tedavi edilmek istenen bölgeye enjeksiyon yoluyla geri verilir.


    PRP KOZMETİK AÇIDAN HANGİ TEDAVİLERDE UYGULANIR

    -Cilt gençleştirmede (yüz, boyun, bacak iç yüz alanlarına uygulanabilir)

    -Dermal dolgunluk sağlamada

    -Yara, akne izleri ve çatlak tedavilerinde

    -Saç dökülmesi, saçın canlandırılmasında

    -Melazma (Leke) tedavilerinde


    PRP UYGULAMA SIKLIĞI NEDİR, ETKİSİ NE KADAR SÜRER

    Hastalığa göre değişmekle birlikte 2-4 haftada bir ortalama 3-5 seanslık uygulamalar etkili sonuçlar için yeterlidir. Sonrasında senede 1 uygulamaya geçilirse etkisi kaybolmaz kalıcıdır.


    PRP KİMLERE YAPILMAZ

    Trombosit sayısı yetersiz olanlara ve kanser hastalarına uygulanmaz. PRP tedavisi kişinin kendi kanıyla özel bir kit kullanılarak yapıldığından güvenli bir yöntemdir.

  • BOTOX UYGULAMALARI

    BOTOX NEDİR

    Clostridium botulinum adlı bakteriden elde edilen bir toksindir. Yıllar boyunca çeşitli hastalıkların tedavisinde kullanılmaktadır.


    BOTOX ETKİSİ NE KADAR SÜRER

    Botoxun etkisi uygulama yapıldıktan 48 saat sonra ortaya çıkar ortalama 4-6 ay sürer. Düzenli botox yaptıranlarda etkilerde bir miktar uzama meydana gelebilir.


    KIRIŞIKLIK TEDAVİSİNDE BOTOX

    Yüz hareketlerini yapmamızı sağlayan kaslara mimik kasları denir. Bu kaslar deriye bağlıdır ve devamlı yoğun olarak yaptığımız mimikler sonucu kasların tutunduğu deride kırışıklıklar ortaya çıkar. Bu kaslara botox enjeksiyonu ile kaslar rahatlatılarak kırışıklıklar açılabilir. Botox enjeksiyonu alın, göz çevresi, dudak üzerindeki kırışıklıklara uygulanabilir. Uygulama ile mimik kaybı olmaz. Botox tedavisi güvenlidir FDA tarafından onaylanmıştır.


    TERLEME TEDAVİSİNDE BOTOX

    Koltuk altı, el-ayak terlemelerinde senede 1 ya da 2 kez botox enjeksiyonu ile terleme tedavi edilmektedir.


    DİŞ SIKMA TEDAVİSİNDE BOTOX

    Gece diş sıkma genellikle yoğun stresle ilişkili, diş etlerinde çekilme ve kronik diş ağrılarına yol açan bir hastalıktır. Masseter yani çiğneme kasına yapılan düşük doz botox enjeksiyonu ile gece diş sıkma hastalığı tedavi edilebilmektedir.


    MİGREN TEDAVİSİNDE BOTOX

    Yapılan çalışmalarda botox uygulaması ile migren ataklarında ve atak süresinde azalma izlenmiştir. Kronik migren tedavisi de FDA' in onayladığı botox uygulamaları arasına girmiştir.


    DOLGU ENJEKSİYONU

    Yaşlanma ile birlikte cildin hyaluronik asit (HA) içeriği azalır. Bu da cildin su tutma kapasitesinde azalmaya dolayısıyla ciltte kırışıklıklar oluşmasına, yorgun ve hastalıklı bir görünüme neden olur. Dolgu enjeksiyonu için değişik maddeler kullanılabilir. Ancak en sık kullanılan madde HA'tir.

    HA hepimizin cildinde doğal olarak bulunan hücreler arası dolgu maddesidir. Laboratuvar koşullarında üretilen kristal bazda jeloz bir maddedir. Enjekte edildikten sonra kişinin HA'i ile birleşerek hacminin 1000 katı kadar su tutarak dolgunluk sağlar.

    HA enjeksiyonu ile dudaklar, yanaklar, gözaltı bölgesi çene bölgesi yapılandırılabilir. Çok daha genç ve sağlıklı bir görünüm sağlanır. Dolgu enjeksiyonu ile amaç yeni bir yüz yaratmak değil kaybedilenlerin yerine koyulmasıdır.

    Enjeksiyondan sonra aktivitelerimize hemen geri dönebiliriz. Etkisi hemen başlar ve kullanılan malzemeye göre 6-12 ay sürer.

  • LEKE TEDAVİLERİ

    Cilt lekeleri melanin yoğunluğunun artması ile ortaya çıkar. Melanin cildimize rengini veren maddedir. Melanin birikimi yani lekeler çeşitli sebeplerle ortaya çıkabilir (güneş, gebelik, doğumsal benler, izler, yaşın ilerlemesi ile ortaya çıkan lekeler…)


    LAZERLE LEKE TEDAVİSİ

    Lazerle leke tedavisinde lazer ışığı ciltteki melanini seçerek etki etmektedir. Lazerle tedavi edilebilen cilt lekeleri:

    -Yaşlılığa bağlı kahverengi cilt lekeleri

    -Doğum lekeleri

    -Güneş lekeleri

    -Cafe au lait

    -Çiller ve benler

    -Melasma

    -Leke şeklinde kalan izler

    -Ota nevus (ABNOM)


    DERMAROLLER İLE LEKE TEDAVİSİ

    Dermaroller farklı kalınlık ve uzunlukta mikro iğneler ile cilt üzerine kanallar açıldıktan sonra cilde leke açıcı krem ya da jeller sürülerek yapılan bir uygulamadır. Bu uygulama ile leke açıcının deriden 200 kat fazla emilimi sağlanırken aynı zamanda yarım saat sonra kapanacak kanallara gönderilen yara iyileştirici ajanlardan da faydalanılmaktadır. Bu uygulama aynı zamanda çatlak ve akne izi tedavisinde de kullanılır, fraksiyonel CO2 lazer ile neredeyse eşdeğer sonuçlara sahiptir.


    KİMYASAL PEELİNG İLE LEKE TEDAVİSİ

    Alfa hidroksi asid çeşitli oranlarda kullanılarak yapılan uygulamadır. Ayda bir ortalama 4-5 seans önerilir. Özellikle kış aylarında uygulanması gerekir. Yazın oluşan hasar ve lekeleri temizlemek için iyi bir yöntemdir.


    PRP İLE LEKE TEDAVİSİ

    PRP tedavisi tek başına ya da diğer leke tedavileri ile birlikte uygulanabilir ve onların etkisinin artmasına yardımcı olur.


    LAZERLE KARBON PEELİNG NEDİR

    Lazerle Karbon peeling; karbon solüsyonu ve Q Switch Nd:YAG lazer ile yapılan bir cilt gençleştirme ve gözenek sıkılaştırma tedavisidir.


    KARBON PEELİNG NASIL YAPILIR

    Karbon solüsyonu cilde uygulanır. 15-20 dakika sonra lazer ile atış yapılarak karbon partikülleri gözeneklere gönderilir. Daha sonra ikinci bir atışla gözeneklere gönderilen karbon partikülleri patlatılır. Ortaya çıkan ısı kollajeni yenilerken gözenek içinde patlayan karbon molekülleri gözeneklerin refleks olarak kapanmasına neden olur. Üst tabakada yenilenme ve peeling etkisiyle deri toparlanıp sıkılaşır.

    Yaş cinsiyet farkı olmadan her yaş gurubuna uygulanabilen enjeksiyonsuz ağrısız bir yöntem olup sonuçları kalıcıdır.


    KARBON PEELİNG ETKİLİ OLDUĞU DURUMLAR NELERDİR

    -Ciltteki sivilceler

    -Yağlanma artışı

    -Akne ve akne izleri

    -Güneş lekeleri

    -Kollajenin eskimesine bağlı yıpranmış yüz görünümü tedavi edilebilir.

    Problemsiz ciltte 1 uygulamada bile deri pürüzsüz hale gelirken leke ve aknesi olan hastalarda uygulama 10 gün ara ile 6-8 seans gerekebilir ve etkisini zamanla daha çok gösterir.

    Leke tedavisine 10 gün arayla 10 seans

    Akne yağlanma artışı tedavisi için 10 gün arayla 5 seans

    Cilt bakımı ve canlandırıcı etkisi için tek seans yeterli olmaktadır.

  • VELASHAPE II İLE SELÜLİT TEDAVİSİ VE BÖLGESEL ZAYIFLAMA

    20 yaş üstü kadınların çoğu kilo ve vücut şekillerine bağlı olmadan selülit problemi yaşamaktadır. Selülit adiposit denilen deri altı yağ dokusunda oluşan dolaşım bozukluğudur. Bu dolaşım bozukluğu sonucu oluşan fibrotik bantlar deride çöküntülere ve portakal kabuğu görünümüne neden olmaktadır. Her 10 kadından 9'unda bu problem vardır.


    VELASHAPE II NEDİR

    Vela shape II, Amerikan Besin ve İlaç Dairesi (FDA) tarafından çapta küçülme konusunda ve selülit tedavisinde onay verilmiş tek cihazdır. Cerrahi olmayan liposuctiona alternatiftir.


    VELASHAPE II NASIL ETKİ EDER

    Velashape II'de etkinliği sağlayan 4 teknoloji bir arada kullanılır

    1- Kızıl ötesi optik enerji

    2- Bipolar radyofrekans

    3- Vakum

    4- Mekanik masaj

    Velashape II kızıl ötesi optik kaynağı sayesinde derinin üst tabakasını koruyarak 5 mm altına kadar ısınma sağlar. Radyofrekans ise derinin 5-15 mm altındaki yağ tabakasına dek inen bir ısınma sağlar. Oluşan derin hipertermi ile (derin ısınma) oksijenin hücrelere geçiş oranı 2 katına çıkar. Yağ hücrelerinde oksijen konsantrasyonu artar. Böylece yağ hücre metabolizması hızlanır. Sonuç olarak yağ hücre sayısı azalır çapları küçülür. Velashape II ile hem vakum hem de mekanik masaj uygulaması olmaktadır. Vakum masajla kan dolaşımı hızlanırken, mekanik masaj etkisi ile hücreler arası biriken sıvı lenf akımına doğru yönlendirilmiş olur. Lenf akımı hızlandığından bölgesel incelme olur ve deri yüzeyi pürüzsüzleşir.

    VELASHAPE II, bacaklar, üst kol, karın, bel, yan yağlar, yüz, boyun bölgelerine uygulanabilir. Uygulama esnasında ağrı, acı olmaz, sonrasında morarma gelişmez.

    Ortalama haftada bir olmak üzere 4-8 seanslık uygulama yeterlidir.


    VELASHAPE II KİMLERE ÖNERİLMEZ

    Hamileler, kalp düzenleyicileri, aspirin gibi ilaç kullananlar, uygulanacak bölgede açık yara ya da enfeksiyon olanlar, diyabet, damar tıkanıklığı ya da bir bilinen pıhtılaşma hastalığı olanlar.

  • YÜZ YENİLEME TEDAVİLERİ

    Ciltteki yaşlanmayı doğal bir süreç olarak kabul etmek gerekir. Ancak son yıllarda yapılan çalışmalarda teknolojinin de yardımı ile bu sürecin geciktirilebileceği çok açık bir şekilde görülmektedir. Önceleri sadece ameliyatla gençleştirmeden bahsedebiliyorken günümüzde ameliyata gerek kalmadan genç görünmek ve bu görünümü korumak mümkündür. Yüz yenileme tedavileri bu amaçla uygulanmaktadır.

    Yüz yenilme tedavisi ile deri kalitesinde artış, lifting yani yüzde gerilme etkisi, leke ve damar genişlemelerinin tedavisi deride taze ve canlı görünüm amaçlanmaktadır. Bunun için hastanın yaşına, deri tipine, derideki hasara göre birçok uygulamanın farklı kombinasyonlarından yararlanılır.

    Yüz yenileme uygulamalarında kullanılan başlıca kombinasyonlar:

    1. PRP / Fraksiyonel mikro iğneli radyofrekans tedavisi

    2. Botox / Dolgu/ PRP

    3. BBL skin tight / PRP

    4. Karbon peeling / Fraksiyonel mikro iğneli radyofrekans tedavisi

    5. Botox / Dolgu / Dermaroller

    6. Lazerle cilt yenileme / PRP

    Seans seans yapılan uygulamalarda istenen sonuca ulaşılınca senede bir uygulama ile kalıcı sonuçlar hedeflenmektedir.


    ELOS PLUS

    Elos Plus, elos teknolojisi adı verilen, optik enerjilerin (lazer veya ışık) ve bi-polar radyofrekansın (RF) bir arada kullanıldığı ve çok amaçlı tedavilerin yapılmasını sağlayan bir cihazlar kombinasyonudur. Bu sistemle, epidermis (derinin üst katmanı) korunurken hedef dokuya yeterli düzeyde enerji göndererek derinin daha derin katmanlarında hücre yenilenmesi aktive edilir. Daha az optik enerji ve bipolar RF ile sinerjik olarak kombine edildiği için tüm cilt tipleri için güvenli ve etkili tedaviler yapılmasına olanak verir. Cihazın safir kontakt soğutucusu sayesinde deri soğutularak korunmuş ve yan etkileri minimuma indirilmiş olur. Elos Plus'ın multiplatformik kozmetik uygulamalarındaki etkinliği Haziran 2012'de FDA tarafından da onaylanmıştır.


    ELOS PLUS İLE YAPILAN UYGULAMALAR

    -Sublime başlık ile yüz şekillendirme (Ameliyatsız lifting etkisi): Sublime tedavisi ile işlemden hemen sonra dahi fark edilen yüzde lifting etkisi ayda bir kez olmak üzere 3 seans sonrasında kalıcı olmaktadır.

    -Sublative rejuvinasyon: Cildi destekleyen kollajenin yeniden yapılandırılması sağlanarak kırışıklık, akne izleri, yanık ya da yara izleri tedavi edilmektedir)

    -Kırmızı yüz tedavisi (rozase hastalığı)

    -Foto-hasarlanma ve foto-yaşlanma (Güneşe bağlı lekelenme ve yaşlanma) tedavisi

    -Akne tedavisi

    -Ağrısız ütüleme epilasyon

  • LAZER UYGULAMALARI

    DÖVME SİLME

    İstenmeyen dövmelerden Fraksiyonel Başlıklı Q Switch Lazerle kurtulmak mümkündür. Q Switch Nd:YAG dövme silmede başarılıdır ancak fraksiyonel başlık eklendikten sonra yan etkilerde (kanama, yanık, ağrı) belirgin azalma izlenmiştir. Bu başlık patentlidir ve dünyada tektir.

    Tedaviye daha iyi yanıt veren dövmeler iyi kalite boyalarla yapılmış, koyu siyah ya da kahverengi dövmelerdir. Bununla birlikte mavi ve kırmızı renkler de tedavi edilebilmektedir. Açık tenli hastalarda cevap daha iyi olmakla birlikte kullanılan fraksiyonel başlıkla bronz ya da çok esmer hastalara da rahatlıkla uygulama yapılabilmektedir. Uygulama öncesi alana topikal anestezik krem uygulanır. Yarım saat sonra alan dezenfektanla temizlenir. Uygulama dövmenin büyüklüğüne göre 15 dakika ile 1 saat arası sürmektedir. Seans aralıkları 1 aydır. Ortalama 8 seans uygulama önerilmektedir.


    LAZER EPİLASYON

    Lazer epilasyon kıl köklerinin lazer ışını ile tahrip edilerek istenmeyen kılların kalıcı olarak kaybını sağlayan bir yöntemdir. Ayrıca kıl kökü hastalıklarının kökten çözümü için (kıl dönmesi, kıl kökü enfeksiyonları gibi) önerilmektedir. Lazer epilasyon uygulaması multidsipliner yaklaşılması gereken uzman doktor gözetiminde yapılması gereken bir uygulamadır.

    Kliniğimizde epilasyon amaçlı Alexandrite, Diod ve Nd:YAG Lazerler kullanılmaktadır.

    Farklı dalga boyundaki farklı lazer cihazlarını bir arada kullanmamızdaki amaç deri tipi, kıl kalınlığı, cinsiyet, yaş, uygulama bölgesindeki değişiklikler gibi farklı hasta gruplarında en iyi sonucu almaktır. Örneğin yüz bölgesinde Nd:YAG lazer ya da diod lazer iyi sonuç verirken genital bölge koltuk altında alexandrite lazer daha etkili sonuçlar verir. Lazer epilasyon uygulamaları 12 yaşından itibaren yapılabilir. Yan etkileri uzman hekim kontrolünde uygun cihaz ve uygun doz ayarlaması ile minimumdur. Güzellik merkezleri ya da kuaförlerde lazer uygulaması olarak tanıtılan IPL (intense pulse light) ise gerçekte lazer değildir ve kontrolsüz uygulamalarda ciddi yanıklara neden olmaktadır. Lazer epilasyon uygulamasında son teknoloji cihazlar sayesinde ağrı son derece azdır. Lazer epilasyon erkeklere de rahatlıkla uygulanmaktadır. Lazer epilasyonda ortalama 4-6 seans 1-2 ay ara ile uygulama yapılmaktadır. Seans sayısı deri tipi, kıl rengi, kalınlığı, lokalizasyonu ve yaşa bağlı olarak değişmektedir. Lazer epilasyon uygulamasından 1 gün önce tüylerin kesilerek alınması, derinin temiz olması, güneşlenilmemiş olması önemlidir.

    Uygulama esnasında ve sonrasında oluşan hafif kızarıklık normaldir yaklaşık yarım saat içinde geriler. Uygulama sonrası özel yatıştırıcı krem uygulanır. O gün banyo yapılmaması önerilir. Lazer epilasyon uygulaması tüm dünyada uzun süredir yapıldığından sonuçlar bilinmektedir ve ileriye yönelik herhangi bir risk içermez. Amerikan ilaç ve gıda dairesi (FDA) tarafından kalıcı kıl kaybında onay almış güvenli bir uygulamadır.

  • VARİS VE KILCAL DAMAR TEDAVİSİ

    Bacaklardaki toplardamarların uzamasına, genişlemesine varis denir. Varis oluşumuna neden olan faktörler:

    Yaş: 40 yaş üzerinde varis oluşumuna yatkınlık olur

    Cinsiyet: Kadınlarda daha sık rastlanmaktadır

    Kalıtım: Varisli ana babanın çocuğunda varis olma olasılığı daha yüksektir

    Gebelik: Genellikle gebeliğin ilk aylarında ortaya çıkmaktadır

    Şişmanlık: Şişman insanlarda karin içi basınç fazladır ve damara binen yük artmıştır

    Meslek: Uzun süre ayakta kalmak zorunda olan iş gruplarında risk artmıştır. Ayrıca enfeksiyon, travma, çorap lastiği, jartiyer gibi çeşitli nedenlerin de varise yatkınlığı arttırdığı gösterilmiştir.

    Varisi olanlarda bacakta ağrı, gece krampları, bacakta şişme, yanma kaşıntı hissi gibi şikayetleri olmaktadır. İleri derecede varisi olanlarda iyileşmeyen bacak yaraları ortaya çıkabilmekte ve oluşan kötü görüntü nedeniyle hastaların psikolojisi de etkilenmektedir.

    Lazerle varis tedavisinde son yıllarda teknolojinin de gelişmesiyle başarılı sonuçlar alınmaktadır. Kliniğimizde Nd-YAG lazer ve skleroterapi uygulamaları varis tedavisinde başarıyla kullanılmaktadır.

    Nd-YAG lazer: Özellikle bacaklarda yerleşmiş telenjiektazi denilen kılcal damar genişlemelerine başarı ile uygulanmaktadır. Ortalama 1 ay arayla tedavi 4-5 seansta sonuç vermektedir. Uygulamada özel soğutucu başlık nedeniyle ağrı minimumdur.

    Skleroterapi; Tek başına ya da lazer ile kombine edilerek varis tedavisinde kullanılmaktadır. 4 mm veya daha ince çapta damarlara enjeksiyon yöntemi ile sklerotik ilaç verilerek uygulanmaktadır. Verilen ilaç damarın büzüşmesine neden olarak damar duvarlarının birbirine yapışmasına neden olur. Zamanla damar incelir ve vücut tarafından yok edilir. Uygulama sonrası 3-7 gün elastik bandaj ya da varis çorabı önerilmektedir.


    DAMARSAL HASTALIKLARIN LAZERLE TEDAVİSİ

    Gerek doğumsal gerekse sonradan gelişen damarsal lezyonlar lazer ile tedavi edilebilir. Ancak, deriyi ilgilendiren tüm damarsal hastalıkların tedavisinde etkili tek bir lazer tipi yoktur. Damarsal lezyonun karakteristik özelliğine göre lazer tipini seçmek gerekmektedir.

    Damarsal lazer tedavilerinin kullanılabildiği hastalıklar:

    -Doğumsal damarsal hastalıklar

    -Hemanjiomlar

    -Port-Wine Stain (PWS) (porto şarabı lekesi)

    -Edinsel damarsal hastalıklar

    -Rozasea

    -Civatte'nin poikiloderması

    -Senil anjiom

    -Bacak varisleri

    -Telenjiektaziler (kılcal damar belirginleşmeleri) yüz ya da bacaklarda olabilir

    -Piyojenik granülom

    -Anjiyofibrom

    -Kaposi sarkomunun deri belirtileri.

    -Diğer hastalıklar

    -Akne, siğiller, tırnak mantarı, erken stria distensa (çatlaklar), psoriasis, kırmızı ya da hipertrofik skarlar.


    LAZERLE TIRNAK MANTARI TEDAVİSİ

    Tırnak mantarı, tedavisi oldukça zor bir hastalıktır. Genellikle bir takım mantar ilaçlarının aylarca kullanılmasına rağmen tedavi başarısı düşüktür. Ayrıca ağızdan alınan ilaçlar karaciğer, böbrek fonksiyonlarını bozabilir, özellikle yaşlı hastalarda kullanımı birçok sakıncalara yol açabilir.

    Lazerle tırnak mantarı tedavisi, haftada bir olmak üzere 4 kez yapılan oldukça kolay, hiçbir yan etkisi ve ilaç etkileşimi olmayan etkili bir tedavi yöntemidir.

    Organ nakli olanlarda, bağışıklık sistemi zayıf olanlarda, böbrek yetmezliği, diyabet, kalp, yüksek tansiyon gibi kronik hastalığı olup çok sayıda ilaç kullananlarda ve emziren bayanlarda rahatlıkla uygulanabilmektedir.

  • TIRNAK BATMASI VE TEDAVİSİ

    Tırnak batması; her yaşta görülebilen, tırnakların yanlardan ete doğru batması şeklinde tanımlanabilir. Tırnağın battığı yerde yumuşak dokuda yabancı cisim reaksiyonu olur. Sonuçta ağrı, kızarıklık ve şişlik önceleri hafifken zamanla dayanılmaz hal alabilir. Ayak tırnakları, yanlış tırnak kesme ve pedikür, aşırı terleme, dar ya da topuklu ayakkabı giyme, tırnağın mantar enfeksiyonları, hamilelik, obezite, genetik yatkınlık gibi pek çok nedenle batabilir.

    Tırnak batmasında birçok değişik tedaviler uygulanmıştır. Bu yöntemleri; tırnağın batan kısmını bir pamuk yardımıyla yukarı kaldırmak, cerrahi olarak tırnağın tamamının ya da bir kısmının çıkartılması (parsiyel matrisektomi yöntemi), tırnak teli takmak, tırnak tüpü takmak (ortez-protez yöntemi) olarak sıralayabiliriz. Bunlardan herhangi birisini batmanın nedenine, şiddetine göre seçmek mümkündür. Ancak günümüzde, tırnağın tamamen çekilmesi bu yöntemlere göre hem daha zahmetli hem de çekilen tırnağın yeniden batma riskinin yüksek olması, ya da çekilen tırnakta kalıcı deformasyonlar olabilmesi nedeniyle önerilmemektedir.

    Parsiyel matrisektomi; lokal anestezi altında sadece tırnağın batan kısmı cerrahi olarak kesilir ve bazı kimyasal maddelerle o bölgenin revizyonu yapılır. Tırnak tamamen çekilmediği için iyileşme daha iyidir. Tırnak tüpü ya da ortez-protez yönteminde lokal anestezi yapılarak tırnağın batan kısmındaki deri ve yumuşak doku fazlalıkları cerrahi olarak temizlenir. Ardından silindir şeklinde bir plastik aparat tırnak ile et arasına yerleştirilir. Birkaç gün pansumanları yapıldıktan sonra ortalama 15 günde tam iyileşme sağlanır. Tırnak teli takılması; özel olarak hazırlanmış kanca şeklindeki teller tırnağın iki kenarına yerleştirildikten ve sabitlendikten sonra araları bir lastik ile gerilir. Böylece tırnağın yanlardan batması önlenmiş olur. Oldukça kolay bir yöntemdir ve genellikle lokal anestezi dahi gerekmeden tedavi yapılabilir. Bu yöntem sadece batmalarda değil kerpeten tırnak denilen bazı yapısal tırnak bozukluklarında da kullanılabilir.

    Yukarıdaki tırnak batması tedavileri kliniğimizde başarıyla uygulanmaktadır. Ancak yöntemin seçimi batmanın şiddetine, altta yatan nedene göre hekimlerimiz tarafından yapılmaktadır.

Antalya

Sağlık Köşesi

Yedikleriniz sizi depresyona sokabilir...

Uzmanlar, depresyonu insanların yaşamı boyunca...

devamı

Sürekli tansiyon ölçmek tansiyonu yükseltiyor...

Bir hastalık düşünün her üç kişiden biri...

devamı

Oturarak çalışanlarda kıl dönmesi riski fazla...

Medical Park İzmir Hastanesi Genel Cerrahi...

devamı

Sünnet öncesi muayene önemli...

Medical Park İzmir Hastanesi Çocuk Cerrahisi...

devamı

Yo Yo Sendromu'na dikkat! ...

Yaz aylarının yaklaşmasıyla kilo fazlası...

devamı

INTERNATIONAL PATIENT CENTER

:
*
:
*
:
*
:
*
:
*
:
*
:
Mr Ms
*
:
*
:
*
:
*
:
*
: Güvenlik Kodu
 
 
*

Send

Message Sent Successfully.

Error Occurred, Please, try again later.